burun, burun estetiği, estetiği, estetik, estetik ameliyatlar, Estetik cerrahi, estetik fiyatlar, kbb, kulak burun boğaz, orhan alan, plastik cerrahi, sinüzit
Boğaz Hastalıkları
Geniz eti nedir?
Geniz eti, burnun arka tarafında ve yumuşak damağın üst tarafında bulunur. Geniz etinin görevi vücuda burundan giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalamak ve vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı maddeler olan antikorları üretmektir.
Büyümüş veya iltihaplı geniz etinin belirtileri nelerdir?
Normalde tüm çocuklarda bulunur ve ağızdan bakıldığında görülmez. Çocuklarda geniz etinin büyümesi belirtileri aşağıdaki gibidir:
Sürekli ağızdan nefes alma ve nefes alırken hırıltılı sesler çıkarma,
Ağzı açık uyuma, horlama, uyku bozukluğu, uykuda idrar kaçırma, uyku apnesi denen uykuda solunumun durması,
Sık sık orta kulak enfeksiyonu geçirme, orta kulakta sıvı birikimi, kulak zarlarında çökme,
Sık sık üst solunum enfeksiyonu geçirme, sinüzitin kronik hale gelmesi.
İşitmede azalma; televizyonun sesini fazla açarak seyretme,
Boyunda beze büyümesi
Çene ve yüz gelişiminde bozukluk, dişlerde çarpılmalar ve ağız kapanmasında bozukluk
İştahsızlık, büyüme ve gelişme geriliği
Davranış bozukluğu, dikkat bozukluğu gibi rahatsızlıklara neden olur.
Genizde ve burunda tıkanıklığa neden olarak belirti verir.
Geniz Eti Ameliyatı
Geniz eti ameliyatları genel anestezi altında yapılan ve basit bir ameliyattır. Genellikle yarım saat süren bu ameliyatlarda hasta uyutulduktan sonra ağız açacağı ile ağzı açık pozisyonda sabitlenir.
Cerrah, yumuşak damağın ve küçük dilin üst kısmında bulunan büyümüş olan geniz eti muayenesi yaptıktan sonra ağızdan sokulan küret denilen bir alet ile geniz etini çıkartır. Kanama kontrolü yapılıp ağız içi steril serumla yıkanarak ameliyat sonlandırılır.
Ameliyattan sonra hastanın sulu ve yumuşak gıdalar almasına dikkat edilmelidir. Boğazı tahriş edebilecek sert gıdalardan kaçınılması gerekmektedir.
Sitedeki içerikler, hastaların kişisel teşhis ve tedavi yöntemi yöntemlerini seçmeleri için kullanılamaz. İçeriklerin tamamı kullanıcıları bilgilendirme niteliğinde olup; reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı gütmemektedir.
burun, burun estetiği, estetiği, estetik, estetik ameliyatlar, Estetik cerrahi, estetik fiyatlar, kbb, kulak burun boğaz, orhan alan, plastik cerrahi, sinüzit
Boğaz Hastalıkları
Genellikle çocuklarda ve zaman zaman yetişkinlerde görülen bademcik iltihabı çoğunlukla virüslerin neden olduğu bir rahatsızlıktır.
Bademcik rahatsızlıkları burun akıntısı, çene altında şişmiş lenf bezleri, boğaz ağrısı ve buna eşlik eden hafif ateş ile kendini gösterir. Bu şikâyetlerle gelen hastalarda şikâyetlerini hafifletecek bir tedavi uygulanır. Antibiyotik kullanımı çoğu zaman gereksizdir.
Bakterilerin neden olduğu bademcik iltihabı ise bademcik dokusunu etkiler ve virüslerin yol açtığı rahatsızlığa nazaran daha ağır bir rahatsızlıktır. Ağrı kesici ilaçlar ve antibiyotiklerin yanı sıra iltihap giderici ilaçların kullanımı uygun görülür.
Bademcik Ameliyatı
Bademcik ameliyatı her bademcik rahatsızlığında düşünülmesi gereken bir ameliyat değildir. Bunun için iltihapların çok sıklıkla gelişmesi, solunumu olumsuz yönde etkileyecek yapıda bademciklerin olması, bademcik içinde tümör varlığının düşünülmesi, bademcik apsesi boşaltılması gibi etkenlerden dolayı bu ameliyat uzman doktorlar tarafından düşünülür.
Genel anestezi altında yapılan ve riski az bir ameliyat olan bademcik ameliyatından sonra hastaların büyük bir bölümü gün içinde taburcu edilir.
Bademcik bölgesi açık yara olduğundan dolayı ameliyat sonrası kanamalar ve şiddeti kişiden kişiye değişen ağrılar olabilir. Böyle durumlarda hastaların doktorlarına haber vermesi gereklidir.
Bademcik ameliyatı geçirmiş hastaların ameliyattan sonraki ilk 7 gün aşağıdaki unsurlara dikkat etmesi gerekmektedir.
Hastaların sıcak ve asitli ürünlerden kaçınması (örn: Portakal veya limon suyu, kola),
Çikolata ve çikolatalı ürünler yememesi,
Pipet kullanmaması,
Bol sıvı tüketmesi (su, süt vb),
Kırmızı renkte gıda ve içeceklerden kaçınması,
Acı ve baharatlı gıdalardan kaçınması,
Yutarken ameliyat yerini çizebilecek ekmek kenarı, galeta gibi sert ve katı gıdalardan kaçınması ve iyice çiğnedikten sonra yutması gerekmektedir.
Sitedeki içerikler, hastaların kişisel teşhis ve tedavi yöntemi yöntemlerini seçmeleri için kullanılamaz. İçeriklerin tamamı kullanıcıları bilgilendirme niteliğinde olup; reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı gütmemektedir.
bademcik, bademcik ağrıları, bademcik belirtileri, bademcik rahatsızlıkları, estetik, farenjit, farenjit belirtileri, farenjit hakkında herşey, farenjit nedir, kbb önerileri, kbb uzmanı, öneriler, reflü, ses sorunları, ses teli, ses teli nodülü, ses teli rahatsızlıkları, tat alamama, tat bozukluğu, uyku apnesi
Boğaz Hastalıkları
Tat Bozukluğu
Tat, genel anlamda ağız içerisinde eriyik haldeki stimulusları fark etme ve tanıma anlamına gelmektedir.Tat duyusu kimyasal bir olaydır ve kişinin hayat kalitesinde önemli bir rol oynar.
Tat alma duyusu; reseptör hücreler, destek/bazal hücreler ve sinir liflerinden oluşan tat tomurcukları tarafından algılanır
Dil üzerinde bulunan tat tomurcukları çeşitli papillalar içerisinde yerleşmişlerdir.Dört çeşit papilla vardır:
1. Papilla fungiformis:
Dilin ön kısmında yüksek yoğunlukta bulunur.Bir veya birkaç tat tomurcuğu içerir.
2. Papilla foliata:

Dilin kenarlarında yerleşmiştir. Yaklaşık 1300 tat tomurcuğu içerir.Ekşi tada daha duyarlıdır.
3. Papilla sirkumvallata:

Sulkus terminalisin hemen önünde yerleşmiş, 8-12 adet papilladır. Yaklaşık 2400 tat tomurcuğu içerir.Acı ve ekşi tattan sorumludur.
4. Papilla filiformis:

Tüm dil sırtına yayılmış keratinize strüktürlerdir ve tat alma fonksiyonları yoktur.
Tat Alma Fizyolojisi
Tat algısı ile ilgili çok klasik bilgi dilin belli bölgelerinin belli tatlara duyarlı olmasıdır.
Buna göre dilin ucu tatlı ve tuzlu duyulara, yan bölgeler ekşi duyulara ve arka bölge ise acı duyulara duyarlıdır.
Bu ana tatların karışımları ile yiyeceklerin esansları ortaya çıkmaktadır. Ne yediğimizi algılarımızla ortaya koymaktayız. Çoğu yemek tadını almamızda koku hissi de yardımcı olmaktadır. Eğer yemek yenilirken burun kapatılırsa, yiyeceğin tadı tam olarak alınamaz. Bu yiyeceklerin tadının aynı zamanda koku olarak algılanmasından kaynaklanmaktadır.
Koku ve tat hücreleri sinir sistemimizin yenilenen tek sinis hücreleridir.
Tat Bozuklukları
Tat bozuklukları genelde sanıldığından daha sıktır ve nadiren tek başına rastlanır. Tat duyusunun azalması genellikle birlikte görülen koku disfonksiyonuna bağlı olabilir.
Direkt veya indirekt travmatik, enflamatuar, viral ve iatrojenik nedenlerin dışında, nöral lezyonlar, ilaçlar, endokrin hastalıkları ve bazı vitamin yetmezliklerinde de görülebilir. Koku bozukluklarında olduğu gibi tat bozuklukları da iletimsel veya sensörinöral bozukluklar olarak sınıflandırılır.
Tat Bozukluğu Sebepleri
Tat duyusunun en iyi olduğu yaşlar 30-60 arasıdır. 60 yaşından sonra bu duyu giderek azalmaya başlamaktadır. Kadınlarda tat alma duyusu erkeklere oranla daha hassastır. Tat bozukluğunun sebepleri aşağıdaki gibidir:
- Bazı bireyler doğuştan tatları az algılamaktadır.
- Dişle ilgili sorunlar
- Sigara / alkol kullanımı
- Kafa travması
- Radyoterapi
- İlaçlar
- Diyet
- Nörolojik hastalıklar
Tat Bozukluğunun Tanısı nedir?
Tat bozukluğunun tanısı, bilindik bazı tatların hastaya tattırılmasını ve doğrulanmasını içeren bir test uygulanması ile olmaktadır. Aynı zamanda elektriksel bir takım yöntemlerle de bireyin tat duyusu denetlenebilmektedir.
bademcik, bademcik ağrıları, bademcik belirtileri, bademcik rahatsızlıkları, estetik, farenjit, farenjit belirtileri, farenjit hakkında herşey, farenjit nedir, kbb önerileri, kbb uzmanı, öneriler, reflü, ses sorunları, ses teli, ses teli nodülü, ses teli rahatsızlıkları, tat alamama, tat bozukluğu, uyku apnesi
Boğaz Hastalıkları
Ses Teli Nodülü
Ses teli nodülü ses tellerinin birbiri ile temas ettiği serbest kenarları üzerinde oluşan, tek ya da iki taraflı olarak görülen, iyi huylu büyümelerdir.
Uzun süre kalan polipler sertleşerek nodülleri oluşturur. Ses tellerinin yanlış ya da kötü kullanımına bağlı olarak oluşurlar.
Belirtileri
Nodül, vücudumuzun en çok tramvaya maruz kalan bölgesi olan ses tellerinde tekrarlayan basınçlı travmaya bağlı oluşur. Ses teli nodülünün belirtileri genellikle ses kısıklığı ve seste kabalaşmadır. Profesyonel ses kullanıcısı sesinin daha alçak perdeden çıktığını ya da sesinin normalden daha soluklu, hışırtılı olduğunu ifade edebilir.
Tedavisi
Ses Terapisi
Sesin kötü ya da yanlış kullanımına bağlı bir ses problemi olan nodülü tedavi etmenin ideal yolu, sesin bu şekilde kullanımına devam edilmemesidir. Sesi doğru kullanacak şekilde alışkanlıklar edinilmesi ve ses tellerine aşırı basınç uygulanmasını engelleyecek doğru vokal tekniği kullanımı, hem nodüllerin küçülmesini hatta yok olmasını sağlayacak, hem de tekrar oluşma riskini ortadan kaldıracaktır.
Fonomikrocerrahi
Bazı nodüller tedaviye fazlasıyla dirençlidir. Uygun ses tekniği, sımsıkı takip edilen ses hijyeni kuralları ve hatta ses terapisine rağmen düzelmeyen nodüller, fonomikrocerrahi adını verdiğimiz, genel anestezi altında mikroskop aracılığı ile yaptığımız ameliyatlar ile tedavi edilmektedir.