Yatarken yapmanız gereken egzersizler
1-Sırtüstü yatınız, etkilenen kulağınızın karşı tarafındaki dizinizi tutunuz ve göğsünüze doğru bastırınız.
2-Yukarıdaki pozisyonda etkilenen kulağınızın karşı tarafındaki dizinizi bükünüz ve elinizle nazikçe göğsünüze doğru bastırınız etkilenen taraftaki kolunuzu yukarı uzatınız ve bu şekilde 10 saniye bekleyiniz.
3-Sırtüstü yatınız ve kalçanızı yerden kaldırınız. Bu esnada kollarınızı başınızın üzerine doğru düz bir şekilde uzatınız. Eski halinize dönerken önce kollarınızı indiriniz ve daha sonra kalçanızı alçaltınız.
4-Yüzüstü yatınız. Sağ kol ile sol bacağınızı, daha sonra sol kol ile sağ bacağınızı düz bir şekilde kaldırınız.
Otururken yapmanız gereken egzersizler
5-Baş hareketleri: Ayaklarınız yerde, elleriniz uylukların üzerinde olacak şekilde oturunuz. Gözleriniz önce açık sonra kapalı, başınızı tüm yönlere hareket ettiriniz.
Boyun kaslarınız ağrılı ve kasılmış durumda ise sıcak uygulamadan sonra kaslarınızı doktorunuz gerebilir veya sizler evde gerebilirsiniz.
Sıcak uygulama 15-20 dakika kadar havluya sarılmış sıcak paketlerle yapıldıktan sonra boyun kasları gerilir ve bu işlem 1günde 1seans olmak üzere 10-15kez tekrar edilir.
Burun, yüzdeki konumundan ötürü hem çıkıntılı bir yapı hem de zayıf bir bölge olduğundan ötürü travmalara çok açık bir organdır. Saldırıcı sonucu darbe alma, düşme, çarpma, trafik kazası vb. travmalar sonucu burun kemiklerinde çatlak ve kırıklar oluşur.
Burun kırıkları ya basit bir kırık halinde ya da diğer doku ve kemik kırıkları ile birlikte görülür. Burun kırıklarında göz altı kemiği, çene alt ve üst çene kemikleri de kırılabilir. Burun kemikleri ayrışmış veya ayrışmamış olabilir.
Burun Kemiğinin Yapısı
Burun sırtında elle dokunulduğunda ele gelen burun kemiği sağ ve solda ili tane olmak üzere üstte alın kemiğine, yanlarda da üst çene kemiğine tutunan yassı ve düz kemiklerdir. Burun çatısı önden gelen darbelere karşı kıkırdak yapıya oranda daha zayıftır. Bu yüzden burun travmalarında kıkırdak kısımlar daha esnek ve sağlam olduğu için genellikle kemikte kırılma görülür. Burun kırıkları genellikle burun kemiğinin 2/3 üst kısmı ile 1/3 alt kısmının birleştiği yerde meydana gelir.
Burun Kırıklarının Belirtileri Nelerdir
Tramvaya bağlı olarak burun kırıklarının belirtileri de farklılık göstermektedir. Genellikle burun üzerinde ve yüzün diğer bölgelerinde kanama, kesikler, morarma ve ödem gibi bulgulara rastlanmaktadır. Yandan gelen darbelerde burun karşı tarafa doğru deplase olur, burun tıkanıkları sık görülür. Burun içinde kanama ve ödem de görülmektedir. Burun bir tarafa doğru kayabilir, muayene esnasında aşırı hassasiyet gösterebilir ve kemiklerde oynama saptanır.
Burun Kırıklarının Teşhisi Nasıl Olur
KBB uzmanı tarafından muayene edilen hastaların burun kemiklerinde oynamanın tespit edilmesi teşhis için yeterlidir. Röntgen çekimi adli ve şüpheli durumlar hariç, gerekli görülmemektedir. Burun kırığı röntgenleri her zaman kırığı göstermeyebilir. Bu yüzden KBB uzmanı tarafından yapılan muayene daha büyük bir önem teşkil etmektedir.
Burun Kırıklarının Tedavisi Nasıl Olur
Burun kırıkları tedavisinde çocuklarda genel anestezi tercih edilir. Yetişkinlerde ise lokal anestezi kullanılabilir. Kırığın durumuna göre tedavi yöntemi belirlenir.
Burun kırıkları olan hastalarda eğer burun kemiklerinde yer değiştirme ve ayrışma yoksa, kırık geniş bir elevatör veya geniş ağızlı bir pens yardımı ile düzeltilir. Düzeltme yapıldıktan sonra burun alçı ile sabitlenir ve burun tamponu konur. Ancak diğer doku ve kemik kırıkları ile birlikte görülen burun kırıklarında ameliyatla burnun düzeltilmesi gerekmektedir.
Burun kırıklarında kırıktan sonraki ilk birkaç saat çok önemlidir. Burun içinde ödem oluşumu henüz gerçekleşmediğinden, hastaya müdahale edilmesi daha kolaydır. Eğer ödem oluşumu gerçekleştiyse burun hassasiyetinin çok yoğun olacağı 3-5 gün herhangi bir işlem uygulanmaz. Ancak 2 hafta sonucu burun kemiklerinde kaynama başlayacağından müdahale yaklaşık 6 ay sonra burun estetiği ameliyatları ile gerçekleşir.
Özellikle çocuklarda tanının konulmamış ya da geç kalınmış olduğu durumlarda burun kırıkları burun gelişiminde ciddi problemlere yol açabilir. Burun kanamasının olduğu her yaralanmalarda özellikle çocuklar bir KBB uzmanına götürülmelidir.
burun, burun ameliyatı videosu, burun ameliyatları izle, burun estetiği, burun estetiği fiyatları 2011, burun estetiği fiyatları ssk, burun estetiği kaç yaşında yapılır, burun estetiği sonrası bakım, burun eti ameliyatı, burun hastalıkları, burun kaldırma fiyatları, burun kemiği ameliyatı, burun kemiği eğriliği, burun küçültme, burun modelleri, burun tasarımı, doğal burun estetiği, dolgu ile burun estetiği, en ucuz burun estetiği, estetik, estetik burun ameliyatı sonrası, iple burun estetiği, kapalı burun ameliyatı, kbb, kbb hastalıkları, kbb uzmanı, kemerli burun ameliyatı, rinoplasti ameliyatı izle, rinoplasti fiyatları, ucuz burun estetiği
Burun Hastalıkları
Burun-Sinüs tümörleri genellikle burun etleri ile karıştırılmaktadır. Yaşlı insanlarda daha sık görülen bu hastalık burun tıkanıklığı, burun kanaması, boyunda şişlik, kulak problemleri vb rahatsızlıkların biri veya birkaçına sahip hastalarda rastlanılmaktadır.
Burun ve sinüs bilgisayarlı tomografik incelemesi bu rahatsızlığa sahip hastalar için çok önemlidir ve ihmal edilmemelidir. Endoskopik Kulak Burun Boğaz muayenesi ve gerekli görüldüğü takdirde biyopsi, uzman doktor tarafından gerekli hastalarda yapılmalıdır.
Burun içinde iyi huylu ve kötü huylu olmak suretiyle iki çeşit tümör ile karşılaşılmaktadır.
Selim (iyi huylu) Tümörler
Burun içindeki tümörlerde habis tümörlere nazaran daha sık rastlanılmaktadır. Bunların arasında polipler, siğiller, küçük kan damarları tümörleri sayılabilmektedir. Bu bölgelerde habis (kötü huylu) tümörlere çok az rastlanılmaktadır.
Bu tip tümörler çoğu zaman hastalar lokal anestezi altında iken bir KBB uzmanı tarafından alınabilmektedir. Selim tümörlerin ameliyatı genellikle başarılı olmaktadır.
Habis (kötü huylu) Tümörler
Burun ve sinüslerde meydana gelen kötü huylu ve bir kansere yol açmış tümörler ve etrafındaki dokular ameliyat yoluyla alınır. Belli bir süre geçtikten sonra KBB uzmanı, kanserin ve kanserli dokuların tam anlamıyla alındığına kanaat getirdiği takdirde plastik ameliyat yapılmaktadır.
Kanserli ameliyatlardaki başarı oranı, kanser yayılmadan önce yapılırsa oldukça yüksektir. Kanserli hücrelerin uzak dokulara yayılma derecesi bu tür ameliyatların başarısını değiştirmektedir.
Hayati risk taşıyan durumlarda modern cerrahi teknikleriyle burun, yüz, yanak, ağız tavan ve tabanının büyük kısmının alınması gerekebilmektedir. Fakat böyle durumlarda da modern estetik cerrahi teknikleriyle inanılmaz derecede düzeltmeler mümkün olmaktadır.
Deviasyon
Burnun orta kısmı önde kıkırdak arkada kemik yapıdan oluşur.Deviasyon bunun bir bazen iki tarafa kaymasıdır.Halk arasında burnumda kemik var denilen hastalık budur.Bu bizim ülkemizde sık rastlanan bir durumdur.Hastalar burun tıkanıklığı,horlama,baş ağrısı,ağzı açık uyuma,koku alma bozukluğu,burun kanaması şikayetleriyle bize başvururlar,bazı hastalarsa kbb muayenesinde tesadüfen fark edilirler.Sıklıkla travma nedeniyle olabildiği gibi doğuştanda olabilir. Burun tıkanıklığının akciğer, kalp,dolaşım sistemi,hatta merkezi sinir sistemi üzerinde dahi birçok bozukluğa neden olduğu yapılan çalışmalarla bilimsel olarak ispatlanmıştır. Kendi yaptığım bir çalışma ile burun tıkanıklığının akciğer üzerindeki etkisini ispat ettim.Deviasyon ameliyatı yaptığım hastalara ameliyat öncesi ve bir dönem sonrasında solunum fonksiyon testi yaptırdım.Test sonuçlarında ameliyat sonrası anlamlı derecede düzelme tespit ettim.Bu çalışma ulusal kbb kongresi ve ABD ‘de uluslar arası bir dergide kabul görmüştür.
Burun Eti
Bu hastalığı burun polibleri ve geniz etiyle karıştırmamak gerekir.Burun etleri normalde burunda bulunması gereken ,diğerleri ise vücut için faydası olmayan yapılardır.Burun etleri süzgeç görevi görür,havayı nemlendirir,ısıtır,temizlerler. Burun etlerinin tedavisinde tıbbi tedavi faydalı olabilir.Burun eti cerrahisinde son yıllarda kullandığımız radyofrekansla iyi sonuçlar almaktayız.Radyofrekans poliklinik koşullarında acısız kansız yapılıp işgücü kaybına neden olmamaktadır. Burun etlerinde tedavisinde ilaç tedavisi faydalı olabilir.Gerekli durumlarda burun etine küçültme ameliyatları yapılabilir.Fakat burun etlerinin tamamını almak çok sakıncalıdır.
Sinüzit
Burna açılan ve içi hava dolu boşlukların iltihabıdır.Son yıllarda özellikler antibiyotik kullanımı yaygınlaşmasıyla iyi sonuçlar alınmakta ve cerrahiye daha az gereksinim duyulmaktadır.Düzelmeyen kronikleşen vakalarda cerrahiye gerek duyabiliyoruz.Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi denilen kapalı sistemle yaptığımız ameliyatlar bilinen en etkili ve modern yöntemlerdir.
burun, burun estetiği, estetiği, estetik, estetik ameliyatlar, Estetik cerrahi, estetik fiyatlar, kbb, kulak burun boğaz, orhan alan, plastik cerrahi, sinüzit
Kulak Hastalıkları
Günümüzde burun estetiği, bireylerin kendilerini daha mutlu ve daha güzel hissetmeleri ve kendilerine olan güvenlerini arttırmak için çok sık başvurdukları bir bilim dalı haline gelmiştir. Estetik ameliyatlar, artık hem baylar hem de bayanlar tarafından daha kolay kabul edilmekle birlikte, ilgiyle takip edilmeye başlanmıştır.
Estetik cerrahide teknolojinin gelişmesi ve tıbbın ilerlemesi sonucu yaşanan gelişmeler, bireylere daha doğal görünümlü, daha küçük izlere sahip ameliyatlar sunmaktadır. Ameliyat sonrasında kısa vadede iyileşme imkânının olması ve daha az ağrılarla istenilen sonuçlara kavuşulması ise estetik ameliyat olmak isteyenlerin sayısını arttırmaktadır.
Estetik cerrahide, bireylerin yapılacak ameliyat ve ameliyat sonrası süreci hakkında bilgilenmiş olması çok önemlidir. Bu site, cerrahi burun estetiği ve KBB hastalıkları konusunda kullanıcıları bilgilendirmek amacıyla Op. Dr. Orhan ALAN’ın 20 yıllık burun estetiği tecrübeleri ve KBB bilgi ve deneyimlerinden faydalanılarak, özgün içeriklerle hazırlanmıştır. Sitedeki içerikler, hastaların kişisel teşhis ve tedavi yöntemi yöntemlerini seçmeleri için kullanılamaz. İçeriklerin tamamı kullanıcıları bilgilendirme niteliğinde olup; reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı gütmemektedir.
Sitedeki içerikler, hastaların kişisel teşhis ve tedavi yöntemi yöntemlerini seçmeleri için kullanılamaz. İçeriklerin tamamı kullanıcıları bilgilendirme niteliğinde olup; reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı gütmemektedir.
burun, burun estetiği, estetiği, estetik, estetik ameliyatlar, Estetik cerrahi, estetik fiyatlar, kbb, kulak burun boğaz, orhan alan, plastik cerrahi, sinüzit
Kulak Hastalıkları
Yaşlanmaya Bağlı İşitme Azlığı
65 yaşın üstündeki kimselerde duyma bozukluğu yaygındır. Aşağı yukarı bu yaş grubundakilerin üçte birinde fark edilebilir işitme kaybı vardır. Bazılarında hafif azalma olur, fakat diğerleri zor duyar. İşitme kaybı çok olunca buna presbiakusi denir. (Latince presbi yaşlı, akusi de işitme demektir). Genel olarak 40 ila 50 yaşları arasında başlar ve gitgide kötüleşir. Her iki kulağın işitmesi de etkilenir. Özellikle yüksek (ince) frekanslı sesleri algılamaz zorlaşır. Erkeklerde kadınlardan daha çok görülür ve onlar daha kötü etkilenir.
Belirtiler
- Yavaş ilerleyen işitme kaybı.
- Kulak çınlaması.
Presbiakusi kohleada veya ona bağlı sinirlerde meydana gelen değişikliklerden kaynaklanır. Iç kulaktaki salyangoz şeklindeki bu bölüm minik tüylerle doludur. Bu tüyler titreşimleri elektriğe ait işaretlere dönüştürür. Bu işaretler beyine gönderilir ve orada ses olarak yorumlanırlar. Bu tüyler zedelendiğinde veya kohleada başka değişiklikler olduğunda işaret-ler gerektiği biçimde iletilemezler ve neticede işitme kaybı olur.
Bu tür işitme kaybına iç kulak duyusuna bağlı işitme kaybı denir ve iç kulaktaki bir zedelenmeden kaynaklanır. Yaşlanmanın getirdiği işitme kaybı kalıcıdır iyileşmez.
Teşhis
Eğer siz kendiniz veya aileden biri sizin daha az işittiğinizi fark ederse, doktora gidin, İşitme kaybı iç kulak duyusuna mı bağlı yoksa iletişim mekanizmasından mı kaynaklanıyor, bunu belirlemek için bir dizi test yapılacaktır. Ekseriyetle etkilenen kimseler bu problemin varlığını inkar ederler. Bazen de rahatsız edici kulak çınlaması insanları doktora gitmeye iter. Presbiakusili (yaşlılığa bağlı sağırlığı olan) bir çok kimse için kadınlar ve çocuklarla konuşmak daha zordur, çünkü onların sesi daha yüksek frekanslıdır. Erkeklerde konuşmak sesleri daha alçak frekanslı olduğu için daha kolaydır. Ayrıca grup içinde karşılıklı konuşmak da zor olabilir. İki kişi karşılıklı görüşmek daha kolaydır. Şiddetli işitme kaybı sağlığınızı tehlikeye atmaz, fakat yalnızlığa ve sosyal olaylardan uzaklaşmaya neden olabilir.
Tedavi
Presbiakusi, ameliyatla ya da ilaçla tedavi edilemez. Tek tedavi yöntemi işitme aletleridir. Doktorunuz sizi, bir dizi test yaparak uygun işitme aletini verecek olan bir odyoloğa gönderebilir.
Ayrıca size yardımcı olabilecek bir dizi teknik de öğrenebilirsiniz. Bunlar arasında; dudak okumak, konuşanın yüzüne bakmak, arka plandaki sesi azaltmak (Örneğin,televizyonu kapatma ya da dışardan gelen gürültüyü azaltmak için pencereyi kapamak) ve insanların ne söylediğini anlamaya yardımcı olmak için, jest ve yüz ifadeleri gibi ipuçlarını kullanmak bulunmaktadır.
Mesleğe Bağlı İşitme Azlığı
90 desibel (db) gürültünün (Sesin) uzun zaman etkisinde kalan bir insan kulağı zarar görür. Yüksek ses dalgalarının oluşturduğu güçlü vibrasyon iç kulaktaki kohleayı saran tüy hücrelerini zedeler. Bu tür bir tahribat, duyma sinirine (hissine) bağlı olarak işitme kaybına neden olur, çünkü iç kulağın çalışmasını etkiler. Bu tür işitme kaybı ekseriyetle düzeltilemez. Normal konuşmanın gürültü seviyesi aşağı yukarı 60 dbdir. 4 metre uzaklıktaki bir dizel kamyonun gürültüsü ise 90 db. , 30 metre uzaklıktaki bir jet motorunun gürültüsü ise 130 db dir. Onun için bazı işlerin sağırlık riski olması sürpriz değildir.
Belirtiler
Gitgide artan işitme kaybı
Büyük inşaatlarda işitme kaybının sık rastlanır bir nedenidir. Hava alanları yer işçileri kulaklarını korumak için gerekli önlemleri almazlarsa, işitme kaybı riski yüksek gruba girerler. Çiftlik traktörü operatörleri de bu gruptadır. Rak müziği çalanlar da bu müziği çok yüksek sesle dinleyenler de riskli gruba girer.
Teşhis
Eğer işitmenizde bir azalma olduğunu fark ederseniz, bir kulak burun boğaz uzmanına başvurun. Doktorunuz kulağınızı muayene ettikten sonra, işitme kaybının tipini belirlemek için testler yapacak olan bir odyologa (işitme uzmanı) gönderebilir.
Tedavi
Eğer işitme kaybınız işyeri koşullarından kaynaklanıyorsa, işitme kaybının daha da artmaması için çalışırken uygun bir koruyucu malzeme kullanın.
Eğer işitme kaybı diğer insanlarla iletişim kurmanızda sorunlar yaratıyorsa, doktorunuz işitme aleti kullanmanızı önerebilir.
Doğuştan İşitme Azlığı
Sağırlık irsi bozukluklardan (anormalliklerden) kaynaklanabilir. Kalıtıma bağlı bir böbrek hastalığı olan irsi nefritle (Alport Sendromu) beraber gelişmiş olabilir. Kalıtıma bağlı daha birçok sağırlık türleri vardır. Guatrla birlikte sağırlık (Pendred Sendromu), dış kulak, yüz ve boyun sakatlıklarının doğurduğu sağırlık, cilt anormalliklerinden kaynak!anan sağırlık, zihinsel geriliğin neden olduğu sağırlık; retinitis pigmentosa (gece körlüğü) ve periferal nöropatiye bağlı sağırlık (duyma özürü) bu tür sağırlıklardır.
Sık rastlanmayan ve başka anormalliklerle (bozukluklarla) ilgisi olmayan sağırlık türleri de vardır. Bunlar yaygın sayılmaz. Eğer ailenizden birinde veya çocuğunuzda bu tür bir sağırlık belirlenirse bir uzmandan genetik konuda bilgi edinin. Sağır bir bebek veya çocuk için uygun tedavi ve eğitime gecikmeden başlanmalıdır.
Eğer bir hamile anne adayı kızamıkçık geçirirse, gelişen bebeğin etkilenme riski vardır. Eğer kızamıkçık (German measles) hamileliğin ilk üç ayı içinde olursa, çocuğun sağır olarak doğma olasılığı vardır. Ayrıca katarakt, kalp problemleri ve beyin veya sinir sistemi bozuklukları gibi başka ciddi sakatlıklar da olabilir. Hamileliğin daha sonraki aylarında geçirilen kızamıkçık işitme kaybı yapabilir, fakat diğer sakatlıklara neden olma olasılığı azdır. Erken doğum (prematüre), doğum sırasında veya hemen doğum sonrası oksijensiz kalmak, kan uyuşmazlıkları ve menenjit genç yaşlarda sağırlık yapabilir.
Sitedeki içerikler, hastaların kişisel teşhis ve tedavi yöntemi yöntemlerini seçmeleri için kullanılamaz. İçeriklerin tamamı kullanıcıları bilgilendirme niteliğinde olup; reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı gütmemektedir.
burun, burun estetiği, estetiği, estetik, estetik ameliyatlar, Estetik cerrahi, estetik fiyatlar, kbb, kulak burun boğaz, orhan alan, plastik cerrahi, sinüzit
Kulak Hastalıkları
Kulak Çınlaması (Tinitus)
Tinitus, Latince ’çınlamak’ anlamındaki tinnire’den gelmektedir. Tinitus hastalık değildir. Bir dizi sağlık sorununun neden olabildiği bir semptomdur. Tinitus, yaşla bağlantılı işitme kaybı veya kulak yaralanmasının sonucu olabilir ya da dolaşım sisteminizdeki bir hastalığın göstergesi de olabilir. Kafa gürültüsü veya kulaklardaki çınlama (tinitus) yaygın görülür. Çoğu insan, tinitusu denetim altına alarak veya altında yatan nedenleri tedavi ederek semptomlarının zaman içerisinde iyileştirilebileceğini bulmuştur. Tinitusun yarattığı ses rahatsız edici olabilse de, hastalığın, ciddi bir sorunun uyarısı olmasına ender rastlanır.
Bulgu ve Belirtileri
Tinitus, hiçbir dış ses olmadığı zaman kulağınızda sesler duymaya dair sinir bozucu bir hissi beraberinde getirir. Belirtileri ve bulguları şunlardır:
Kulağınızda, çınlama, vızıltı, ıslık veya tıslama sesi
İşitme kaybı Gürültü, ton açısından, alçak sesle kükremeden, yüksek sesle çığlık atmaya kadar farklılık gösterebilir. Bazı durumlarda, ses o kadar yüksek olabilir ki, düzgün biçimde konsantre olma veya duyma yetinizi etkileyebilir. Kulak kirinin birikmesi, tinitusu kötüleştirebilir. Kulak kanalınızda fazla pislik olması, dış sesleri duyma ve iç sesleri büyütme yetinizi azaltabilir.
Kulak Çınlaması (Tinnitus)
Çınlamaların büyük bölümü sadece hastanın kendisi tarafından duyulur. Buna subjektif çınlama adı verilir. Hem hasta hem hasta hem de çevredekiler tarafından duyulan çınlama objektif çınlama olarak isimlendirilir. Çınlamanın daha az görülen şeklidir. Objektif çınlama orta kulak veya östaki tüpündeki kas spazmlarına veya kulağı çevreleyen kan damarlarındaki anormalliklerine bağlı olabilir.
Muskuler Çınlama (Kas Çınlaması)
Çınlama, orta kulak kemikçiklerine yapışan iki kastan birinin veya östaki borusuna bağlanan kaslardan birinin spazmına bağlı olabilir. Orta kulakta iki adet kas bulunur. Stapes kemikçiğine yapışan kas (stapes kası) ve malleus kemikçiğine yapışan kas (tenson timpani). Bu kaslar normalde yüksek seslerde veya irkilme durumunda kasılırlar. Bununla birlikte bu kaslardan bir veya her ikisi belirgin bir sebep olmaksızın belirli aralıklarla ritmik olarak kasılmaya başlayabilirler. Bu kaslar orta kulaktaki işitme kemikçiklerine bağlandıklarından, kasılmaları kulakta tekrarlayıcı seslere neden olur. Bu tıkırtılar can sıkmasına karşın bir tedavi gerektirmeksizin kendiliğinden azalırlar. Kas spazmı devam ederse, ilaç tedavisi (kas gevşeticiler) veya ameliyat (spastik kasın kesilmesi) gerekebilir. Östaki borusuna yapışan kaslardan birinin spazmına bağlı ortaya çıkan muskuler çınlama pek sık değildir. Fakat kulakta ritmik takırtılara neden olabilirler. Bu duruma palatal myoclonus adı verilir ve genellikle kas gevşeticilere cevap verir.
Damarsal Çınlama (Vaskuler Tinnitus)
Orta ve iç kulağa çok yakın komşulukta iki büyük damar mevcuttur. Juguler Ven ve Karotit Arter. Bunlar beyni besleyen iki majör damardır. Kalp atımlarının veya bu damarlarda dolaşan kanın sesinin duyulması olağan değildir. Ateşli hallerde, orta kulak enfeksiyonlarında veya ağır egzersiz sonrası bu durum görülebilir. Dolaşımdaki hızlanış geçicidir ve genellikle egzersiz ve ateş düşürüldüğünde azalır. Çevreden bu sesler duyulmaz. Bazen kan akımından doğan bu ses çevreden de duyulabilir. Bu durum, damar duvarının kalınlaşmasına(yaşlılarda normaldir) damarların daralmasına veya damar duvarında anormal gelişimlere bağlı olabilir. Bu nadir durumlarda tanı ve tedavi için ileri tetkik gerekebilir.
Dış Kulak Çınlaması
Dış kulak yolunun kulak kiri, yabancı cisim veya şişme sonucu tıkanması işitmede azalmaya veya kulak zarında baskıya yol açabilir. Bu durum sıklıkla pulsatil (nabızlı) tip çınlamaya yol açar.
Orta Kulak Çınlaması
Orta kulak rahatsızlıkları alerji, enfeksiyon, yaralanma, nedbe dokusu veya orta kulak kemikçiklerinin hareketliliğinin azalmasına bağlı oluşabilir. Bu rahatsızlıklar sıklıkla işitme kaybı ile sonuçlanır ve çınlamaya yol açabilirler. Fakat işitme kaybının derecesi ile çınlamanın şiddeti arasında bir paralellik bulunmaz.
İç Kulak Çınlaması
İç kulak kompartımanındaki sıvıda basınç değişikliğine yol açan herhangi bir durum çınlamaya yol açabilir. Bu enfeksiyon, alerji veya dolaşım bozukluklarına bağlı olabilir. (sadece sıvıda değil aynı zamanda iç kulağı örten zarda da değişikliğe yol açarlar).
Sinir Yolları Çınlaması
Sinir yolları işitme mekanizmasının en hassas yapılarıdır. Sıvı dalgalarını sinir uçlarına çeviren küçük saçlı hücreler gözde ışık dalgalarını sinirsel uyarılara çeviren retina hücrelerine eş değerdirler. Bu hassas hücrelerde en ufak bir ödem veya parazit, fonksiyon ve uyarılmada azalmaya yol açar. Bu durumu birçok nedenle ortaya çıkabilir: Enfeksiyon, alerjik ödem, sistemik hastalıkları(akut veya kronik), toksik etkiler, anı patlama sesine maruz kalma veya duyarlı kişilerin uzun süre sese maruz kalması, hastanın duyarlı olabileceği belirli ilaçlar ve kan akımı ile beslenmeyi değiştirebilecek hassas değişiklikler. Basınç değişiklikleri sinir beyine giderken geçtiği kemik tünelde içte ve dışta ödeme(şişmeye) yol açabilir. Bu durumlarda bazen tek taraflı çınlama ortaya çıkar ve kemik tüneli genişleyemediğinden ayı tünelden geçen denge ve yüz siniri de baskı altında kalarak işitme siniri gibi zarar görür. İşitme yollarının herhangi bir yerinde küçük damarların yırtılması veya spazmı basınç ve dolaşımda bozukluğa yol açar. Neticede işitme kaybı olup olmaksızın ani çınlama ortaya çıkabilir. Pıhtı ufak ise az veya kalıcı değişiklik olmaksızın emilebilir. Bu durum basınç fenomeni gibi sadece tek taraflı görünür ve bir kez oluştu diye, aynı veya karşı tarafta oluşacağı anlamına gelmez.
Beyin Çınlaması
Ödem, basınç veya dolaşım bozukluğuna bağlı herhangi bir rahatsızlık bazen tek ya da çift taraflı işitme yollarının beyine girdiği veya sonlandığı yeri tutabilir. Çoğunlukla belirtiler tek kulağa lokalizedir ve doktoru hastalığın nedeni ve lokalizasyonu konusunda aydınlatabilecek diğer belirti ve bulgular da mevcuttur.
Öneriler
Bazen tinitusun semptomları zaman içerisinde iyileşir. İyileşme sadece fiziksel değişikliklerin sonucu değildir; çünkü kulaklarınızda meydana gelen her türlü hasar kalıcıdır ve geri dönülemez. Bunun yerine, birçok insan semptomları azaltmak için ayarlamalar yapmayı öğrenmektedir.
Gürültünün şiddetini azaltmak ve buna olan direncinizi artırmak için şu teknikleri deneyin:
Olası tahrik edicilerden kaçının. Tinitus; yüksek sesler, nikotin, kafein, kinin içeren maden suyu (sıtmayı tedavi etmek için kullanılan maddenin aynısı), alkol ve aşırı dozda aspirin nedeniyle daha da kötü hale gelebilir. Nikotin ve kafein kan damarlarınızı sıkıştırarak, damarlarınız ve atardamarlarınız içerisinden olan kan akışı hızını artırır. Alkol, kanınızın kuvvetini, özellikle iç kulak bölgesinde daha fazla kan akışına neden olarak artırır.
Gürültüyü perdeleyin. Sakin bir ortamda, bir vantilatör, hafif bir müzik ve kısık seste dinlenen radyo, tinitustan kaynaklanan sesin örtülmesine yardımcı olabilir. Bazı insanlarda, hoş bir ses çıkaran işitmeye yardımcı cihazlara benzer aygıtlar olan tinitus gizleyicileri işe yarayabilir.
İşitme yardımcı cihazı takın. Eğer tinitusa işitme kaybı eşlik ediyorsa, işitmeye yardımcı cihazlar dışarıdan gelen sesleri çoğaltarak, tinitusun gürültüsünü daha az belirgin hale getirebilir.
Stresi kontrol altına alın. Stres, tinitusu daha kötü kılabilir. İster rahatlama terapisi, ister biyo-geribildirim, isterse egzersiz aracılığı ile olsun, stres yönetimi biraz rahatlama sağlayabilir.
Sitedeki içerikler, hastaların kişisel teşhis ve tedavi yöntemi yöntemlerini seçmeleri için kullanılamaz. İçeriklerin tamamı kullanıcıları bilgilendirme niteliğinde olup; reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı gütmemektedir.
burun, burun estetiği, estetiği, estetik, estetik ameliyatlar, Estetik cerrahi, estetik fiyatlar, kbb, kulak burun boğaz, orhan alan, plastik cerrahi, sinüzit
Boğaz Hastalıkları
Geniz eti nedir?
Geniz eti, burnun arka tarafında ve yumuşak damağın üst tarafında bulunur. Geniz etinin görevi vücuda burundan giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalamak ve vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı maddeler olan antikorları üretmektir.
Büyümüş veya iltihaplı geniz etinin belirtileri nelerdir?
Normalde tüm çocuklarda bulunur ve ağızdan bakıldığında görülmez. Çocuklarda geniz etinin büyümesi belirtileri aşağıdaki gibidir:
Sürekli ağızdan nefes alma ve nefes alırken hırıltılı sesler çıkarma,
Ağzı açık uyuma, horlama, uyku bozukluğu, uykuda idrar kaçırma, uyku apnesi denen uykuda solunumun durması,
Sık sık orta kulak enfeksiyonu geçirme, orta kulakta sıvı birikimi, kulak zarlarında çökme,
Sık sık üst solunum enfeksiyonu geçirme, sinüzitin kronik hale gelmesi.
İşitmede azalma; televizyonun sesini fazla açarak seyretme,
Boyunda beze büyümesi
Çene ve yüz gelişiminde bozukluk, dişlerde çarpılmalar ve ağız kapanmasında bozukluk
İştahsızlık, büyüme ve gelişme geriliği
Davranış bozukluğu, dikkat bozukluğu gibi rahatsızlıklara neden olur.
Genizde ve burunda tıkanıklığa neden olarak belirti verir.
Geniz Eti Ameliyatı
Geniz eti ameliyatları genel anestezi altında yapılan ve basit bir ameliyattır. Genellikle yarım saat süren bu ameliyatlarda hasta uyutulduktan sonra ağız açacağı ile ağzı açık pozisyonda sabitlenir.
Cerrah, yumuşak damağın ve küçük dilin üst kısmında bulunan büyümüş olan geniz eti muayenesi yaptıktan sonra ağızdan sokulan küret denilen bir alet ile geniz etini çıkartır. Kanama kontrolü yapılıp ağız içi steril serumla yıkanarak ameliyat sonlandırılır.
Ameliyattan sonra hastanın sulu ve yumuşak gıdalar almasına dikkat edilmelidir. Boğazı tahriş edebilecek sert gıdalardan kaçınılması gerekmektedir.
Sitedeki içerikler, hastaların kişisel teşhis ve tedavi yöntemi yöntemlerini seçmeleri için kullanılamaz. İçeriklerin tamamı kullanıcıları bilgilendirme niteliğinde olup; reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı gütmemektedir.
burun, burun estetiği, estetiği, estetik, estetik ameliyatlar, Estetik cerrahi, estetik fiyatlar, kbb, kulak burun boğaz, orhan alan, plastik cerrahi, sinüzit
Boğaz Hastalıkları
Genellikle çocuklarda ve zaman zaman yetişkinlerde görülen bademcik iltihabı çoğunlukla virüslerin neden olduğu bir rahatsızlıktır.
Bademcik rahatsızlıkları burun akıntısı, çene altında şişmiş lenf bezleri, boğaz ağrısı ve buna eşlik eden hafif ateş ile kendini gösterir. Bu şikâyetlerle gelen hastalarda şikâyetlerini hafifletecek bir tedavi uygulanır. Antibiyotik kullanımı çoğu zaman gereksizdir.
Bakterilerin neden olduğu bademcik iltihabı ise bademcik dokusunu etkiler ve virüslerin yol açtığı rahatsızlığa nazaran daha ağır bir rahatsızlıktır. Ağrı kesici ilaçlar ve antibiyotiklerin yanı sıra iltihap giderici ilaçların kullanımı uygun görülür.
Bademcik Ameliyatı
Bademcik ameliyatı her bademcik rahatsızlığında düşünülmesi gereken bir ameliyat değildir. Bunun için iltihapların çok sıklıkla gelişmesi, solunumu olumsuz yönde etkileyecek yapıda bademciklerin olması, bademcik içinde tümör varlığının düşünülmesi, bademcik apsesi boşaltılması gibi etkenlerden dolayı bu ameliyat uzman doktorlar tarafından düşünülür.
Genel anestezi altında yapılan ve riski az bir ameliyat olan bademcik ameliyatından sonra hastaların büyük bir bölümü gün içinde taburcu edilir.
Bademcik bölgesi açık yara olduğundan dolayı ameliyat sonrası kanamalar ve şiddeti kişiden kişiye değişen ağrılar olabilir. Böyle durumlarda hastaların doktorlarına haber vermesi gereklidir.
Bademcik ameliyatı geçirmiş hastaların ameliyattan sonraki ilk 7 gün aşağıdaki unsurlara dikkat etmesi gerekmektedir.
Hastaların sıcak ve asitli ürünlerden kaçınması (örn: Portakal veya limon suyu, kola),
Çikolata ve çikolatalı ürünler yememesi,
Pipet kullanmaması,
Bol sıvı tüketmesi (su, süt vb),
Kırmızı renkte gıda ve içeceklerden kaçınması,
Acı ve baharatlı gıdalardan kaçınması,
Yutarken ameliyat yerini çizebilecek ekmek kenarı, galeta gibi sert ve katı gıdalardan kaçınması ve iyice çiğnedikten sonra yutması gerekmektedir.
Sitedeki içerikler, hastaların kişisel teşhis ve tedavi yöntemi yöntemlerini seçmeleri için kullanılamaz. İçeriklerin tamamı kullanıcıları bilgilendirme niteliğinde olup; reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı gütmemektedir.
burun, burun estetiği, estetiği, estetik, estetik ameliyatlar, Estetik cerrahi, estetik fiyatlar, kbb, kulak burun boğaz, orhan alan, plastik cerrahi, sinüzit
Estetik,Kulak Hastalıkları
Kulak Kiri
Kulak kirine, dış kulak yolunun normalden dar olması, kulaktaki salgı bezlerinin fazla çalışması ve ırksal yatkınlık gibi etkenler neden olur.
Bu etkenler, kulak kirinin dış kulak yolunda birikip kulak dolgunluğu, iletim tipi işitme azlığına neden olur. Tedavisi ve sık tekrarlamaması için, yumuşatıcı damlalar (gliserin veya oksijenli su) 3-4 günde bir, 2-3 damla damlatılabilir.
Kulak temizliği, kişinin kendisinin yapabileceği bir işlem değildir. Kir parçasının (buşon) derinlere gitmesi, dış kulak yolunun zedelenmesi gibi riskleri vardır. Gerekiyorsa, 2-3 ayda bir KBB hastalıkları uzmanının muayenesi sonrası vakumlu cihazlar veya küretler ile temizlenmesi en ideal yöntemdir. Bu işlem, doktorlar tarafından da dış kulak yoluna su püskürtülmesi ile yapılmaktadır. Temizleme öncesi, gliserin ya da oksijenli su damlatılması (2-3 gün, 4-5 damla), yumuşatma için doktor tarafından önerilebilir.