Çocukluk Dönemi ve Sinüzit
Çocukluk Dönemi ve Sinüzit
Bebeklik ve çocukluk döneminde sinüsler yetişkin bireylerdeki büyüklükte ve şeklinde değildir. Sinüzitler her yaşa has özel anatomik özellikler göstermektedir. Burun ve sinüslerin gelişimi yüz iskeletinin gelişimi ve dişlerin durumu ile yakından ilgilidir. Bu durum sinüzitlerin özelliklerini değiştirdiği gibi cerrahi müdahalelerini de zorlaştırmaktadır. Bu noktada KBB uzmanının yaşa uygun, doğru teşhisi koyması çok önemlidir.
Sinüsler dört çeşittir:
Etmoid sinüs: Burun köprüsü etrafında bulunan ve birçok küçük boşluktan oluşan bu sinüsler doğuştan mevcuttur ve ergenliğe kadar büyümeye devam eder.
Maksiller sinüs: Burnun yan taraflarında yanak içerisinde bulunur. Bu sinüs de doğuştan mevcuttur ve ergenliğe kadar büyümeye devam eder.
Frontal sinüs: Burnun üst tarafında alın kemiği içerisinde bulunur. Bu sinüs 7 yaş civarında gelişir.
Sfenoid sinüs: Burnun gerisinde yüz içerisinde bulunur. Bu sinüs ergenliğe kadar tam olarak gelişmez.
Çocukluk Döneminde Sinüzit Belirtileri Nelerdir?
Sinüzit belirtileri çocukların yaşına göre farklılıklar gösterebilir. Ayrıca her çocuk belirtileri çok farklı biçimlerde yaşayabilse de, en sık görülen belirtiler şunlardır:
Bebeklik döneminde bebeğin 10 günden daha uzun süreli, koyu kıvamlı yeşil veya sarı burun akıntısı ya da berrak bir akıntı ile birlikte gece ve gün içinde devam eden öksürmeler, göz etrafında şişliklerin oluşması sinüzit belirtilerindendir. Sinüzite bağlı baş ağrıları bebeklik döneminde nadiren görülen bir durumdur.
Çocukluk döneminde 10 günden daha uzun süreli burun akıntısı veya soğuk algınlığı belirtileri ile birlikte geniz akıntısı ve buna bağlı öğürme veya kusmalar; baş, yüz ve boğaz ağrıları; öksürük, ateş, kırıklık; koku alma duyusunda azalma ve sabahları daha net bir şekilde görülebilen göz etrafında şişlik çocukluk döneminde görülen sinüzit belirtilerindendir.
Sinüzüt belirtileri başka hastalıkların veya tıbbi durumların belirtileri ile benzerlik gösterebildiğinden, doğru teşhis ve tedavi için her zaman KBB uzmanına başvurulmalıdır.
Çocukluk Döneminde Sinüzitin Tedavisi Nasıl Olmalıdır?
Günümüzde çocukluk çağındaki sinüzitlerin cerrahi tedavisinde klasik sinüs ameliyatlarının yeri yoktur. Sinüsün boyutu ve burun tabanı ile ilişkisindeki değişkenlik bu bölgeden yapılacak müdahaleleri yetişkinlere göre daha riskli hale getirmektedir.
Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da sinüslerin iltihaplarında özellikle erken teşhis ve uygun bir ilaç tedavisi ile çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Çocuklardaki sinüzit tedavisi, kronik bir tablo ise uzun süreli ilaç tedavisi (2-3 ay) şeklinde olmalı, sinüzit oluşumunu kolaylaştıran faktörler (geniz eti, polipler vb.) var ise bunlara yönelik cerrahi tedavi’yi de içeren seçenekler özenle planlanmalıdır.
Medikal tedavi ve gerekli olan durumlarda yapılan geniz eti ve bademcik ameliyatlarına rağmen tedavisi mümkün olmayan kronik sinüzitlerde tedavi yöntemi olarak endoskopik sinüs cerrahisi kullanılmaktadır.
Çocuk yaş gurubunda ameliyat sonrası kontrol ve pansumanlar için de genel anestezi gerekmektedir. Bu nedenle pediatrik gurupta pansuman ihtiyacını en aza indirecek teknikler tercih edilmelidir. Ancak her durumda ameliyatın başarısını garantilemek için ilk bir ya da iki pansumanın anestezi altında yapılması gerekebileceği göz önüne alınmalıdır.
Çocukluk çağında patolojik dokuların iyileşme potansiyeli yüksek olduğu için uygun tekniklerle yapılacak ameliyatların sonuçlarının da iyi olması beklenmektedir.
Astım ve kronik sinüzit arasında bariz bir ilişki vardır. Astım tanısı konulan hastalarda sıklıkla sinüzit saptanmakta, kronik sinüzitin tedavi edilmesi ise astımın kontrolünün kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle özellikle astımın kontrolünde zorluk yaşanan çocuklarda kronik sinüzit tedavisinde cerrahi müdahale kararı daha kolay verilebilmektedir.
